Türkiye’de
de benzer bir durum hakim. ‘PRCI Halkla İlişkiler Sektörü
Algılama Araştırması’ sonuşlarına göre, iş dünyası halkla
ilişkiler sektörünü, ‘iletişim ihtiyaçlarının karşılanmasında
en etkili sektör’ olarak algılıyor; reklam sektörü, halkla
ilişkilerin arkasında, ikinci sırada kalıyor. Halkla ilişkiler
böylelikle, olgunluk dönemi adını verebileceğimiz bir
döneme adım atmış oluyor.
Önümüzdeki
dönemde halkla ilişkiler topluluğu hangi konuları konuşuyor
olacak, hangi meseleler öne çıkacak?
Küresel enformasyon hacmindeki büyüme ve bu enformasyonu
hızla ileten yeni iletişim teknolojilerinin gelişimi,
iletişim disiplinlerine olan ihtiyacı eskisinden daha
çok ön plana çıkarıyor. Halkla ilişkiler kendini yeni
bir bilgi medyası olarak konumladığı, elekten geçirilmiş
çoklu enformasyonu doğru ve kaynağı belirli bilgiye dönüştürerek
medya mensuplarına ilettiği ölçüde vazgeçilmez olacaktır.
Teknolojik
evrimin bir sonucu olarak, toplulukların birbirleriyle
tümüyle faklı biçimlerde konuşuyor olmaları ve teknolojiye
uyumlanmış yeni nesil gazeteciler ile içinde bulunduğumuz
iletişimin dinamikleri; haber ve mesaj iletimi ile hedef
kitle iletişimine yeni uygulamalar getirmemizi zorunlu
kılıyor. Teknoloji, yeni kitlelere ulaşmak için farklı
şekillerde fırsatlar sunuyor. Medya, kendi özel ihtiyaçlarına
cevap veren iletişimi tercih ediyor; ki bu da giderek,
işitsel ve görsel ağırlıklı bir iletişim niteliğine bürünüyor.
İnternetin dinamiğini kavrayışımız ölçüsünde yaratıcı
olabildiğimiz bir döneme çoktan adım attık. Internet,
yönetim kurulu başkanları ile 5 ayrı dilde ve saat diliminde
birlikte kahvaltı yapabileceğiniz anlamına gelmektedir.
Yeni pazarlama stratejileri de bu değişimden payını almaktadır;
bir virüs gibi yayılan elektronik postanın -zaman zaman
skandala dönüşüveren- bilgi aktarımındaki güçlü rolü artık
su götürmez bir gerçek. Bu gücü olumlu yönde, kendi avantajlarına
kullanabilenler, önümüzdeki yıllarda başarılı pazarlama
uygulamalarına imza atanlar olacak. Doğru kullanıldığında
inandırıcılığı tam olan bu ‘viral’ strateji henüz tüketilmemiş
bir pazarlama alanıdır.
Sosyal
sorumluluk gelecek dönemde de ön planda olacak. Dünya
çapındaki yaşam standartlarını yükseltme misyonu artık,
kaynakların yönetimini büyükçapta elinde tutan özel sektöre
düşüyor. Yaptığımız sosyal sorumluluk projesi önerileri,
müşterilerin pazarlama hedeflerine uygun, kurumsal kimlikleriyle
uyumlu ve toplumun değerlerine hitap eder nitelikte olduğu
ölçüde, müşterilerimizin itibarını güçlendirecek ve gerçek
anlamda onaylanan farklar yaratacağız.
Son
zamanlarda çok konuşulan ve önümüzdeki dönemde de ön plana
çıkacak bir diğer konu da etik olacak. Önümüzde mutlaka
başarıyla geçilmesi gereken ciddi bir sınav var. Halkla
ilişkilerin itibarlı bir meslek olarak sürdürülebilmesi
için uygulamalarının etik olması gerekiyor. Temelde bireysel
bir mesele olmakla birlikte etik, kurumsal kültürle de
son derece ilintilidir. Sektörel olarak yapmamız gereken
şey, kendi organizasyonlarımız içinde etik davranışların
yerleşmesini sağlayarak, kendimizi etik açıdan düzenleme
yetisinin bizi ayıran en önemli değer olmasını sağlamaktır.
Müşteriler
açısından bakıldığında ise, şirketlerin üzerlerinde ciddi
bir baskının olduğunu görüyoruz. Varolmaya devam etmek
için tüm sosyal paydaşlardan onay almak zorundalar. Toplumdaki
etik farkındalığın artmasıyla birlikte müşteriler de giderek,
etik standartları uygulamayı kabul eden ve bu konuda ciddi
gayretler gösteren halkla ilişkiler şirketleriyle, bu
konuda sorumluluk almaktan kaçınan şirketleri ayrıştırmaya
başlayacaklar.
Halkla
ilişkiler şu anda reklam işinin on yıl önce olduğu yerde.
Biz, pazarlamada diğerlerinin üstündeyiz. Halkla ilişkiler
müşterilerinin yaptığı işlere ve servetlerine çok özel
artı değerler katmaktadır. Pazarlamanın diğer bileşenleri,
imajın nasıl yaratılacağını veya marka gücünün nasıl artırılabileceğini
bizim kadar iyi bilmezler. En büyük gücümüz, bütünleşmiş
bir iletişim anlayışı yürütmemizdir. Medya stratejisi
ve basınla ilişkiler konusundaki yetkinliğimizi, marka
ve ürün pazarlamasına yapabileceğimiz katkıları, kamuoyu
ilişkilerindeki ve en temel konulardaki anlayışımızı,
araştırmadaki öncülüğümüzü, reklamın tamamlayıcı rolünü
ile internetin dinamiğini kavrayışımızı ve en önemlisi,
yönetim kurulu başkanlarına danışmanlık yapmadaki becerimizi
devam ettirmeli, geliştirmeli ve tanıtmalıyız.
Eğer
büyümeye devam edeceksek, dil, kültür ve zaman farklılıklarının
ötesinde bir etkileşim sağlamalıyız.
Meral
Saçkan
Genel Müdür
MPR Halkla İlişkiler

|