www.tuhid.org
Tühid İngilizce
Kuruluş
Tüzük
Misyon
Vizyon
Değerler
TÜHİD Meslek İlkeleri
Uluslararası Etik
Uluslararasıİlişkiler
Yönetim Kurulu
Denetleme Kurulu
Balotaj Kurulu
Disiplin Kurulu
Onur Kurulu
TÜHİD Üyeleri
TÜHİD Üye Formu
TÜHİD Etkinlikleri
TÜHİD Basın Bülteni
İletişim Dünyası
1. Altın Pusula
2. Altın Pusula
3. Altın Pusula
4. Altın Pusula
5. Altın Pusula
6. Altın Pusula
7. Altın Pusula
Örnek Çalışmalar
Makaleler
P.R. Yayınları
Yerli Linkler
Yabancı Linkler

 

 

 

 

 


Halkla İlişkiler Sektörü Nereye Gidiyor?

İçinde bulunduğumuz ekonomik kriz ve politik çalkantılar döneminde iletişim danışmanlığı sektörü kendini ispatladı, küresel çapta büyük bir iş haline geldi.

Uluslararası platformda, pazarlama ve reklama ayrılan bütçeler azalırken, PR bütçeleri artıyor.

Halkla ilişkilerin, diğer pazarlama bileşenleri içinde, giderek daha iyi pozisyonda yer alacağı düşünülüyor.

Türkiye’de de benzer bir durum hakim. ‘PRCI Halkla İlişkiler Sektörü Algılama Araştırması’ sonuşlarına göre, iş dünyası halkla ilişkiler sektörünü, ‘iletişim ihtiyaçlarının karşılanmasında en etkili sektör’ olarak algılıyor; reklam sektörü, halkla ilişkilerin arkasında, ikinci sırada kalıyor. Halkla ilişkiler böylelikle, olgunluk dönemi adını verebileceğimiz bir döneme adım atmış oluyor.

Önümüzdeki dönemde halkla ilişkiler topluluğu hangi konuları konuşuyor olacak, hangi meseleler öne çıkacak?

Küresel enformasyon hacmindeki büyüme ve bu enformasyonu hızla ileten yeni iletişim teknolojilerinin gelişimi, iletişim disiplinlerine olan ihtiyacı eskisinden daha çok ön plana çıkarıyor. Halkla ilişkiler kendini yeni bir bilgi medyası olarak konumladığı, elekten geçirilmiş çoklu enformasyonu doğru ve kaynağı belirli bilgiye dönüştürerek medya mensuplarına ilettiği ölçüde vazgeçilmez olacaktır.

Teknolojik evrimin bir sonucu olarak, toplulukların birbirleriyle tümüyle faklı biçimlerde konuşuyor olmaları ve teknolojiye uyumlanmış yeni nesil gazeteciler ile içinde bulunduğumuz iletişimin dinamikleri; haber ve mesaj iletimi ile hedef kitle iletişimine yeni uygulamalar getirmemizi zorunlu kılıyor. Teknoloji, yeni kitlelere ulaşmak için farklı şekillerde fırsatlar sunuyor. Medya, kendi özel ihtiyaçlarına cevap veren iletişimi tercih ediyor; ki bu da giderek, işitsel ve görsel ağırlıklı bir iletişim niteliğine bürünüyor.
İnternetin dinamiğini kavrayışımız ölçüsünde yaratıcı olabildiğimiz bir döneme çoktan adım attık. Internet, yönetim kurulu başkanları ile 5 ayrı dilde ve saat diliminde birlikte kahvaltı yapabileceğiniz anlamına gelmektedir. Yeni pazarlama stratejileri de bu değişimden payını almaktadır; bir virüs gibi yayılan elektronik postanın -zaman zaman skandala dönüşüveren- bilgi aktarımındaki güçlü rolü artık su götürmez bir gerçek. Bu gücü olumlu yönde, kendi avantajlarına kullanabilenler, önümüzdeki yıllarda başarılı pazarlama uygulamalarına imza atanlar olacak. Doğru kullanıldığında inandırıcılığı tam olan bu ‘viral’ strateji henüz tüketilmemiş bir pazarlama alanıdır.

Sosyal sorumluluk gelecek dönemde de ön planda olacak. Dünya çapındaki yaşam standartlarını yükseltme misyonu artık, kaynakların yönetimini büyükçapta elinde tutan özel sektöre düşüyor. Yaptığımız sosyal sorumluluk projesi önerileri, müşterilerin pazarlama hedeflerine uygun, kurumsal kimlikleriyle uyumlu ve toplumun değerlerine hitap eder nitelikte olduğu ölçüde, müşterilerimizin itibarını güçlendirecek ve gerçek anlamda onaylanan farklar yaratacağız.

Son zamanlarda çok konuşulan ve önümüzdeki dönemde de ön plana çıkacak bir diğer konu da etik olacak. Önümüzde mutlaka başarıyla geçilmesi gereken ciddi bir sınav var. Halkla ilişkilerin itibarlı bir meslek olarak sürdürülebilmesi için uygulamalarının etik olması gerekiyor. Temelde bireysel bir mesele olmakla birlikte etik, kurumsal kültürle de son derece ilintilidir. Sektörel olarak yapmamız gereken şey, kendi organizasyonlarımız içinde etik davranışların yerleşmesini sağlayarak, kendimizi etik açıdan düzenleme yetisinin bizi ayıran en önemli değer olmasını sağlamaktır.

Müşteriler açısından bakıldığında ise, şirketlerin üzerlerinde ciddi bir baskının olduğunu görüyoruz. Varolmaya devam etmek için tüm sosyal paydaşlardan onay almak zorundalar. Toplumdaki etik farkındalığın artmasıyla birlikte müşteriler de giderek, etik standartları uygulamayı kabul eden ve bu konuda ciddi gayretler gösteren halkla ilişkiler şirketleriyle, bu konuda sorumluluk almaktan kaçınan şirketleri ayrıştırmaya başlayacaklar.

Halkla ilişkiler şu anda reklam işinin on yıl önce olduğu yerde. Biz, pazarlamada diğerlerinin üstündeyiz. Halkla ilişkiler müşterilerinin yaptığı işlere ve servetlerine çok özel artı değerler katmaktadır. Pazarlamanın diğer bileşenleri, imajın nasıl yaratılacağını veya marka gücünün nasıl artırılabileceğini bizim kadar iyi bilmezler. En büyük gücümüz, bütünleşmiş bir iletişim anlayışı yürütmemizdir. Medya stratejisi ve basınla ilişkiler konusundaki yetkinliğimizi, marka ve ürün pazarlamasına yapabileceğimiz katkıları, kamuoyu ilişkilerindeki ve en temel konulardaki anlayışımızı, araştırmadaki öncülüğümüzü, reklamın tamamlayıcı rolünü ile internetin dinamiğini kavrayışımızı ve en önemlisi, yönetim kurulu başkanlarına danışmanlık yapmadaki becerimizi devam ettirmeli, geliştirmeli ve tanıtmalıyız.

Eğer büyümeye devam edeceksek, dil, kültür ve zaman farklılıklarının ötesinde bir etkileşim sağlamalıyız.

Meral Saçkan
Genel Müdür
MPR Halkla İlişkiler